3 Eylül 2016 Cumartesi

DERS ÇALIŞMA TAKTİKLERİ

Etkili ders çalışma teknikleri
Öğrenmede iyi sonuç almanın yolu, çok çalışmak değil etkin ve yeterli çalışmaktır. Etkili çalışma sistemi, görsel işitsel veya dokunsal sistemlerden hangisine sahip olursa olsun her öğrencinin mutlaka yapmak zorunda olduğu stratejileri içermektedir. Başarılı öğrencilerin en önemli başarı sırları işte bunlardır.
Etkin dinle: Dersi derste hallet. Etkin dinlemek demek, konsantre olarak dinlemek demektir.

Derse güçlü bir şekilde odaklanmak için aşağıdaki pratik önerileri uygulayın.
a Hangi dersi görüyorsanız, “Şimdi fizik dersini dinliyorum, şimdi Türkçe dinliyorum” diye telkinde bulunun. Çünkü daha iyi konsantre olmak için zihninizi şimdiye getirmeniz gerekir.
b- Ders esnasında önemli yerlerin altını çizin ve en önemli bilgileri not edin. Not almak zihnin dağılmasını önler.
c- Sırada dik oturun ve öğretmen ile göz teması kurun. Söylediklerine dikkatinizi verin. Öğretmenle göz teması kurarsanız zihniniz  öğretmenin söylediklerine daha çok odaklanır. Göz teması iletişiminizin kopmasını önler.
Eve gidince önce dinlenin. Dinlenmeden yapılan çalışmalarda sık sık konudan kopmalar meydana gelir. Konsantrasyonunuz çabuk bozulur. Aç iseniz midenizi tıka basa doldurmadan yemek yiyin.
Saat kaç ile kaç arasında çalışacağınızı ve neler yapacağınızı  önceden belirleyin.
Özellikle ders çalışma sorunu olan öğrenciler bu uygulamayı bir gün öncesinde uyumadan önce yaparlarsa ertesi gün daha kolay ders çalışırlar. Yani bir gün öncesinde uyumadan önce “Yarın akşam saat 7, 10 arasında ders çalışacağım” diye zihninizde belirlerseniz ve aynı düşünceyi ertesi gün sabah ve okul çıkışında da tekrarlarsanız zihninizi saat 7, 10 arasında ders çalışmaya bloke edersiniz. Çünkü zihninizde neyi tekrar ederseniz kendinizi o yönde yönlendirirsiniz. Aynı uygulamayı maç seyretmek ya da dizi izlemek için yapmıyor muyuz?

Şampiyonların anahtarı: Tekrar. Günlük tekrar yoksa başarı da yoktur.
Başarılı bütün öğrencilerin ortak olarak yaptıkları en önemli çalışma günlük tekrardır. Tekrar, öğrenilen bilginin pekiştirilmesini ve uzun hafızaya atılmasını sağlar. Tekrar edilmeyen bilgi, su üstüne yazı yazmak gibidir. Bununlabirlikte  bir bilgiyi ilişkilendirme yapmadan papağan gibi tekrar etmek de etkisiz bir öğrenmedir. Özellikle yeni öğrendiğiniz bir bilgiyi uykudan önce yani o gün içerisinde tekrar etmezseniz  %50"sini unutursunuz. Bir hafta içerisinde tekrar etmezseniz % 70"ni unutursunuz. Geriye gördüğünüz gibi çok az bilgi kalıyor ki bu kadarcık bilgiyle hiçbir başarı elde edilmez.
Günlük tekrarın yanında haftalık ve aylık tekrarlar da başarınızı zirveye çıkartır.
Konu tekrarı yaparken önemli bilgilerin altını çizin ve en önemli bilgileri karalama şeklinde hızlı not alın. Ayrıca mümkünse içinizden veya dışınızdan tekrar edin. Ya da konuyu bir arkadaşınıza anlatın. Böylelikle bilgiyi hem görsel hem dokunsal hem de işitsel olarak kaydetmiş olursunuz
Çok yavaş özet çıkardığınızda farkında olmadan sadece “kopyala yapıştır” yapmaya başlarsınız.. Bu durumda, “Şimdi şöyle güzelce özet çıkartayım sonra dönüp bakarım” dersiniz ve öğrenmeyi ertelersiniz. Oysa öğrenmek tetikte olmak demektir. Bu nedenle “şimdi yazıyorum şimdi öğreniyorum” düşüncesiyle çalışmak gerekir.
Ayrıca, çok yavaş yazdığınızda beyninizin çalışma hızı ile yazma hızınız arasındaki sürede boşluk meydana geldiği için bu sürede zihnin başka konulara kayması ve konsantrasyonun bozulması sorunu yaşanır.
Öğrendiğiniz konularla ilgili sorular çözün.

Herhangi bir konuyu anlayıp anlamadığınızı nasıl bilirsiniz?
“Anladığımı hissederim” dediğinizi duyar gibiyim. Ancak bunun yeterli olmadığını belirtmek isterim.
Çünkü, bazı öğrenciler, anlamadığı halde “İşlem tamam taraftara selam der” ve anladığını zannederek dersi geçer. Buna “erken anlama” sorunu denir. Bazı öğrenciler de;  “Off  be bir türlü anlayamıyorum” diyerek tam olarak anladığını hissetmez. Buna da “geç anlama” sorunu denir.
Oysa hissetmek, subjektif bir veridir ve bizi yanıltabilir. Anladığınızın ve öğrendiğinizin gerçek göstergesi sorulardır. Sorularda iyi iseniz anladığınızı hissetmeseniz de öğrenmişsiniz ve anlamışsınız demektir. Sorularda iyi değilseniz anladığınızı hissetseniz de eksiğiniz var demektir.
Bu nedenle mutlaka tekrar eteğiniz konu ile ilgili soru çözmelisiniz. Ne kadar çok soru çözerseniz konuyu o kadar çok zihninizde netleştirirsiniz ve bilginizi kullanılabilir hale getirirsiniz.
Ülkemizde öğrencilerin en büyük sorunlarından biri de çalıştığı bilgiyi tam olarak soruda kullanamamasıdır. Çünkü ezber sistem zihnin analitik ve kritik düşünmesini engeller. Bu nedenle çocuklar bildiği bilginin analizini ve kritiğini yapmakta zorlanırlar. Bu da yaratıcı zekayı öldürür. (Konumuz bu değil ama yeri gelmişken belirtmeden geçemedim)
Ertesi gün göreceğin konulara genel olarak göz at.
Öğrenmeyi harekete geçiren duygu meraktır. Merak duygusu ile öğrenme hem zevkli hem de çok kalıcıdır.  Merak, aynı zamanda dikkati bir noktaya odaklamayı sağlar. Bu çalışma, sadece "hangi konuları göreceğim” diye bir göz atma işlemidir. Detaylı bir çalışma değildir. Bu çalışmanın amacı işlenecek konular hakkında genel bir resme sahip olmaktır.

45 dakikada bir 15 dakika ara 
Ders çalışırken mutlaka her 45 dakikada bir 15 dakika ara verin. Bunun çini bir koronmetre kullanmak çok faydalıdır. Her 45 çalışma süresinin son 4-5 dakikasında o süre içerisinde gördüğünüz konulara, önemligördüğünüz  yerlere göz atın.
Bu çalışma,  bilgiyi uzun hafızaya atmak açısından çok etkilidir. Aynı zamanda bilgiyi zihninizde daha net görmenizi, konular arasındaki ilişkileri daha iyi kurmanızı kolaylaştırır, genel resmi görmenizi sağlar.
Ara vermek çalışmanın bir parçasıdır.Ara vermeden, kesintisiz, non-stop yapılan bütün çalışmalar verimsizdir.
Çünkü ara vermek, hem odaklanma gücünü artırır hem de öğrenilen bilgileri entegre etmemizi sağlar. Aynı zamanda aralıklı olarak bıkmadan uzun süre çalışmamız için çok etkilidir.  İnsanlar ara vermeden çalıştıklarında belki 3-4 saat çalışabilirler ancak, ara vererek daha uzun soluklu çalışma imkanı elde ederler.
Ayrıca 3-4 saatte, 1 veya 2 saatlik ara vermek de konsantrasyonu artırmak ve bıkmadan çalışmayı sağlamak için çok önemlidir.
Ara verilmeden çalışıldığınızda, bilgileri daha çok karıştırırsınız, iki şıkka indirip yanlışı cevaplandırma oranınız artar. İlk 45 dakikadan sonra zayıf kaydetmeye başlarsınız. Çalıştığınızı zannedersiniz, ama etkisiz öğrenirsiniz.

Dinlenirken dinlen, çalışırken çalış.
İyi dinleme iyi bir çalışmayı getirir. Dinlenirken sadece dinlenin yani zihninizde konu veya soru olmasın, çalışırken de sadece çalışın.

Dinlenirken dinlendirici müzikler dinleyin. Müzikler, mutlaka pozitif müzikler olmalı. Yani depresif müziklerden sigaradan uzak durduğunuz gibi uzak durun. Dinlenme süresinde asla televizyon izlemeyin. Çünkü bir saat televizyon seyretmek iki saat kitap okumak kadar beyni yorar.

Çalışma masanızda değil başka bir yerde dinlenin.
İyi şeyler istemenin anlamı iyi şeyler vermektir

“Ne istiyorum”un karşılığı “ne fedakarlıkta bulunacağım”dır.
Bu nedenle iyi bir başarı için okuldan sonra en az 3 saat çalışmalısınız. Yani 3x45 dak. Bu performansın altındaki çalışmalar, karnelerde düşük not olarak geri döner.
  Bu sayfa;başka bir sayfa dan alıntıdır 

25 Ağustos 2016 Perşembe

Dert ortagida olabiliriz

ARKADASLAR BİR SORUNUNUZ DERDİNİZ OLDUGUNDA YARDİM ALABİLİRSİNİZ
YORUMLARİNİZİ BEKLİYORUZ

24 Ağustos 2016 Çarşamba

Gururumuz diyorduk

Eskiden gururumuz var diyorduk. Simdi oz elestiri yapacak olursak oyle demiyoruz ya kaybedersek diyoruz ya bu sekil yaparak zaten bazi seyleri kaybedecegiz mesala uzaktan birisine bir sekilde cazip geliyoruz. Bir sekilde bizden hoslanmasini sagliyoruz yada kisaca halk arasinda tavliyoruz ama bu bir sureden sonra degisiyor erkek gitgide biz kadinlardan sogumasini sagliyoruz Erkekler hep duz mantik onlara onlarin istedigi gibi davranin bunun icin bizimle kuralli bir sekilde ilerlemeye nedersiniz buna kural demeyelim sadece bir kac oneri ile ilerlemek istermisiniz?


ÖNERİLERİMİZ
1 Sakin o size gelmeden siz ona gitmeyin eskilerinde dedigi gibi kacan kovalanir bu erkeklere cazip gelecektir
2 cagimizin bulusu yazismak o yazmadan yazmak ne yapiyorruz yazma bekle bir seyler yazsin oyle yaz zaten seninle ilgileniyorsa zaten bi seyler yapacaktir
3 Onlarla arkadas olarak baslayin bir sekil de onlar bir zaman sonra bu duygunun farkli oldugunu anlayacaktir
Siz bunlara uyun istediginiz sizin olacaktir zaten
4 gurur vardi oyuzden eskiden uzun iliski vardi simdi sevgili olunca erkek butun konulara giriyoruz nerde bizim gururumu kolaylikla yerlere atiyoruz hani bir zamanlar
GURUR DİYORDUK

 Erkekler tavlama taktikleri                                                        1 Konuşurken gözlerinin içine bakın

Yiyecek gibi bakmayın tabii ki canınız ne kadar istese de. Ama ilgi düşkünü erkekler böyle durumlarda ona ilgi gösterdiğinizi öyle bir anlar ki hiç kafasında yoksanız bile bir an aklına “belki” kelimesi takılır. Avınızın sizi fark etmesi ve aklındaki “belki”nin, “neden olmasın”a dönüşmesi için bulunmaz fırsatlardır bunlar.
Özeti: Sizin farkında olmasını sağlayın.
2 Merhamet etmeyin
Esprilerine gülün, tamam ama bir erkeği en çok çeken şeylerin biri, karşısında dürüst, aklı başında ve doğru kararlar verebilen birinin olduğunu bilmektir. (Tabii kötü emelleri için anlık takılmayı düşünmüyorsa...) Eğer kötü espri yaptıysa, “Bu sefer güldürmedi” diyerek kesip atabilirsiniz. Ayrıca onun yanlış olduğunu düşündüğünüz konularda direkt olarak söyleyin fikrinizi. Bu kavga etmek değil, düşüncenizi baskı altında kalmadan ifade etmektir. Onu değiştirmeye çalışmazsanız güzel bir paylaşım elde edersiniz. Sizden ürkeceğini düşünüp fikirlerinizi içine atmayın. Dobra dobra kızlar, suskun puskunlardan daha trend artık.
Özeti: Fikirlerinizde dürüst ve açık olun.3 Farkınızı ortaya koyun
İlk tanıştığınızda isteyerek ya da bilmeyerek onun dikkatini çekmek isterseniz. Sizin varlığınızı hissetmeli ki sizden hoşlanabilsin, değil mi? Bunun yolu basittir; Barda içki söylerken bira, şaraptan farklı olarak birkaç değişik kokteyller bilmeniz ve bunları sipariş etmeniz sizi diğerlerinden farklı kılacaktır. Mesela her barda bulabileceğiniz klasik kokteyllerden Long Island Ice Tea, Çilek Mojito ya da Cardinal Melon istemeniz, bir tarzınız olduğunu ve yeni şeyleri denemeye açık olduğunuzu yansıtacaktır. Tequila ve Ursus gibi shot içkiler de deneyebilirsiniz fakat bunlar hem elinizde taşımaya çok uygun olmadığı hem de çabuk çarptığı için tekrar düşünmekte fayda vardır. Aynı şekilde bir restoranda klasik tavuk ızgara ya da hellim salatadan farklı bir şeyler isteyin. Garsona size önereceği yemekleri, tatlıları sorun ve bundan hiç çekinmeyin. Bu tip sorular garsonlar tarafından seve seve cevaplanır.
Özeti: Farklı olun, farkınızı yansıtın.                                    
3 Farkınızı ortaya koyun
İlk tanıştığınızda isteyerek ya da bilmeyerek onun dikkatini çekmek isterseniz. Sizin varlığınızı hissetmeli ki sizden hoşlanabilsin, değil mi? Bunun yolu basittir; Barda içki söylerken bira, şaraptan farklı olarak birkaç değişik kokteyller bilmeniz ve bunları sipariş etmeniz sizi diğerlerinden farklı kılacaktır. Mesela her barda bulabileceğiniz klasik kokteyllerden Long Island Ice Tea, Çilek Mojito ya da Cardinal Melon istemeniz, bir tarzınız olduğunu ve yeni şeyleri denemeye açık olduğunuzu yansıtacaktır. Tequila ve Ursus gibi shot içkiler de deneyebilirsiniz fakat bunlar hem elinizde taşımaya çok uygun olmadığı hem de çabuk çarptığı için tekrar düşünmekte fayda vardır. Aynı şekilde bir restoranda klasik tavuk ızgara ya da hellim salatadan farklı bir şeyler isteyin. Garsona size önereceği yemekleri, tatlıları sorun ve bundan hiç çekinmeyin. Bu tip sorular garsonlar tarafından seve seve cevaplanır.
Özeti: Farklı olun, farkınızı yansıtın.
3 Farkınızı ortaya koyun
İlk tanıştığınızda isteyerek ya da bilmeyerek onun dikkatini çekmek isterseniz. Sizin varlığınızı hissetmeli ki sizden hoşlanabilsin, değil mi? Bunun yolu basittir; Barda içki söylerken bira, şaraptan farklı olarak birkaç değişik kokteyller bilmeniz ve bunları sipariş etmeniz sizi diğerlerinden farklı kılacaktır. Mesela her barda bulabileceğiniz klasik kokteyllerden Long Island Ice Tea, Çilek Mojito ya da Cardinal Melon istemeniz, bir tarzınız olduğunu ve yeni şeyleri denemeye açık olduğunuzu yansıtacaktır. Tequila ve Ursus gibi shot içkiler de deneyebilirsiniz fakat bunlar hem elinizde taşımaya çok uygun olmadığı hem de çabuk çarptığı için tekrar düşünmekte fayda vardır. Aynı şekilde bir restoranda klasik tavuk ızgara ya da hellim salatadan farklı bir şeyler isteyin. Garsona size önereceği yemekleri, tatlıları sorun ve bundan hiç çekinmeyin. Bu tip sorular garsonlar tarafından seve seve cevaplanır.
Özeti: Farklı olun, farkınızı yansıtın
Ortak yönlerinizi gösterin
Fark edildiniz. Şimdi uyumlu yanlarınızda sıra. Herhangi bir konuda konuşacak şeylerinizin olması, sessiz geçen soğuk anları doldurmak için birebirdir. Sevdiğiniz, ilgi duyduğunuz bir yerden konu açın. Çok beğendiğiniz bir film ya da kitaptan, son tattığınız şaraba kadar her şey serbest. Belki ilk seferde ortak noktaları tutturamayacaksınız ama bu konuşma, karşılıklı bir paylaşım için yol açacaktır. Fazla kendinizi anlatıp böbürlenmeden sözü karşı tarafa verin. Bırakın o da kendisini anlatsın. Ortak noktalar yavaş yavaş çıkacaktır zaten. Tutun o noktalardan ve muhabbeti evirip çevirip beraber sevdiğiniz şeyleri yapmaya getirin. Zaten çekingenliğini çoktan geride bırakmış sevgili adayı beraber vakit geçirmeyi teklif edecektir. Eğer hâlâ çekingense sizin ortak bir plan yapmanızda sakınca yok. İlk adımı attığınız için kendinizi ucuz biri olarak görmeyin. Şayet ilk buluşma teklifinin erkeklerden gelmesini isterseniz daha çok sms beklersiniz. Artık bu çağda ipler kadınların elinde!
Özeti: Ortak noktalar bulun ve bunları beraber yapmayı teklif etmekten korkmayın.
.
Muhtaç olun
Ondan gelecek bir yardıma muhtaç olduğunuzdan değil bu cümle. Erkeklerin yenilmez egosunu aldatmak için rol yapmanız gerekir. Büyük imparator Sezar bile, çok güçlü bir kadın olan Kleopatra’yı korumak için neler yapmadı ki? Erkekler (meslekleri ve makamları ne olursa olsun) kendilerine ihtiyaç duyan, onlara hayatlarının bir yerinde ihtiyaç hisseden kızlara bayılır. Ve bu tarz davranışlar erkeklerde ilişkinin devamlı olacağına dair güven verir. Tabii burada “sensiz yapamıyorum, Romeo, neredesin Romeo” triplerinden bahsetmiyoruz. Neticede rolünüzü abartmanız sizi, onun gözünde güçsüz yapacaktır. Daha çok güzel geçen bir buluşmanın ardından “beni eve bırakabilir misin, gece geç saatte eve dönerken tedirgin oluyorum” tarzı cümleler erkeğin gladyatör damarını çoşturacak, o kaslı kollarına muhtaç sevgilisinin yardımına her buluşmada seve seve koşacaktır.
Özeti: Rölünüzü abartmadan ufaktan ufaktan “hayatımda bir yerin var” imajı verin.

.
Uzun süreli ilişki istiyorsanız ilk ve ikinci buluşmada yatağa girmeyin
İlk gece sevişilen her ilişki ertesi sabaha biter diye bir kanun yok. İlk gece doyasıya seks yapıp uzun süre devam eden hatta evlenenler olsa da bu tarz ilişkilerin doğada görülme şansı nadirdir. Erkekte ve kadında garip duygular uyandırır ilk gün seksi. Erkek “işte ben buyum” diye gezerken, kadın daha çok “acaba ilişkimiz için iyi mi yaptım, ucuz muyum ben bu kadar? Neden tutamadım kendimi” tarzında düşüncelerle çevrilir. (Tabii iki tarafın da amacı günübirlik seks ise sorun yok ama burada uzun süreli ilişkilerden bahsediyoruz.) O sabah her şekilde açmazlarla dolu bir andır. Siz en iyisi fazla risk almadan bir-iki hafta tutun kendinizi. İnanın her şey çok daha güzel olacak.
Özeti: Başlığında mesajı veriyoruz zaten.
Ve sonuç: Bir erkeği elde etmek o kadar zor değildir. Lakin sizin istediğiniz herhangi bir erkek değil. Benim anlattığım, erkek egosuna hitap eden, kaleyi içten fethetmeye yarayacak bu basit taktikleri abartmadan yaparsanız, bir de üzerine doğal duruşunuzu sergilerseniz hoşlandığınız erkeği tavlama şansınız çok yüksek olacaktır!
.

Bence boş durma

SLM arkadaşlar yazları 2 ay tatilden sonra insan can sıkıntısı başlıyor hemen çalışmak istiyor ama çalışmaya başladıktan bi iki ay sonra tatili özlüyorum nasıl birşey anlamadım örg;kışın sıcaklıkları özlüyoruz yazın soğukları aman neyse ben antalya lıyım ondan sanırım herkes turizm kenti olarak görsede ekmek kapısı yani kısacası kafeyi ne az ne çok şekerli içmeyin herşey ölçüsünde olsun

23 Ağustos 2016 Salı

Bakis acisi

Bu gun yapilan yorumlara gore bir cok kisinin hala kadinlara karsi nasil davranmanin yolunu anlamiyor.
Kadinlar aslinda dogallik sever ictenlik sever. Bakımlı olmayı sever
Mesala bir kadini nasil etkilersin
Ona butun ilginizi gosterin caseretinizi gosterin yalan soylemeden onu etkileyin cevremdeki tum kadinlar ilgi asigi oldugunu soylerler onlara duymak istedigi seyleri anlatin bir kadin icin yakisikli yada tipsizlik onemli degildir onlar sadece mutlu olmayi ister ornegin kiskanin ama ozgurluklerini kisitlamadan yapin kadin iste o an zaten sizi her kosulda istediginizi yapar
Yani anlayacaginiz kadinlar anlasilmaz degil ..

18 Ağustos 2016 Perşembe

Çikolatalı Pasta Malzeme Listesi

  • 2 bardak taze süt
  • Tereyağı
  • 4 Yumurta
  • Çikolatalı veya Normal krema (hazır ya da kendiniz hazırlayabilirsiniz)
  • 1 çay bardağı kadar kakao
  • 2 çay kaşığı kahve (toz ve ya granül olabilir)
  • Bitter çikolata (bol miktarda)
  • 1 bardağı toz şeker
  • 2 bardak un

Çikolatalı Pasta Kekinin Hazırlanışı

  • İlk olarak pastanın kekini hazırlayarak işe başlayacağız. Bunun için; önce yumurtaların sarılarını ayırarak beyaz kısmını mikserde iyice köpürünceye kadar çırıpıyoruz.
  • Sonra yumurta sarılarının üzerine 1 çay kaşığı toz şeker ilave edip tel çırpacak ile güzelce çırpıyoruz.
  • Ardından üzerine 1 su bardağı unu da ilave ederek çırpma işlemine devam ediyoruz.
  • İyice karışıp hamur kıvamını tutunca da üzerine yarım çay kaşığı kakaoyu ilave ederek karıştırma işlemine devam ediyoruz.
  • Sonra 80 gram kadar tereyağını tavada eritip hamurun üzerine güzelce döktükten sonra karıştırıyoruz.
  • Elde ettiğimiz hamuru daha önce çırptığımız yumurta beyazları ile karıştırarak eşit dağılacak şekilde iyice karıştırıyoruz.
  • Sonrasında da keki pişirmek için bir kek kalıbını yağlayıp harcı kalıba döküyoruz.
  • Önceden ısıttığımız 180 derece sıcaklıktaki fırında 15 – 20 dakika boyunca pişiriyoruz. Ara ara kontrol ederek pişip pişmediğine karar vermekte fayda var.
  • Kek piştikten sonra kolay kesilmesi ortalama 2 saat kadar dinlenmelidir.

Pastanın Kremasının Hazırlanışı

  • Bir tencere içerisinde kremayı,sütü, yarım bardak şekeri, bir çay bardağı unu ve yarım çay bardağı kakaoyu karıştırarak altını yakıyoruz.
  • Sürekli karıştırarak krema iyice koyulaşana dek pişiriyoruz.
  • Krema koyulaşınca da üzerine biraz tereyağı ekleyip, ateşin altını kapatıp iyice karıştırıyoruz.

Bol Çikolatalı Pastanın Hazırlanışı

  • Daha önce pişirip 2 saat kadar dinlendirdiğimiz keki enine iki eşit parçaya kesiyoruz.
  • Ardından bir miktar sıcak su, krema ve kahveyi iyice karıştırdıktan sonra keki güzelce ıslatıyoruz.
  • Sonra da hazırladığımız pasta kremasını krema sıkma poşetine doldurup, içten başlayarak dışarıya doğru pastanın tabanına güzelce sıkıyoruz.
  • Sonra diğer keki üzerine yerleştirip kalan krema ile pastanın üzerini ve yanlarını güzelce sıvıyoruz.
  • Ardından elimizdeki bitter çikolataları rendeleyerek pastamınızın üzerini süslüyoruz.
  • Dilerseniz meyve, kırılmış fındık ve damla çikolata ekleyebilirsiniz.
  • Pastamız tamamen hazır olduğunda ortalama 2 saat kadar dolapta dinlendirip servis edebiliyoruz.